Kayıt Ol
Şifremi Unuttum
Günlük hayatta ve ticari faaliyetlerde kurulan her türlü borç ilişkisi, doğru yönetilmediği takdirde ciddi mali riskler barındırır. Borçlar Hukuku; sözleşmelerin kurulmasından, borcun sona ermesine ve tazminat süreçlerine kadar geniş bir alanı kapsar. Marım Hukuk olarak, müvekkillerimizin alacak haklarını korumak ve hukuki risklerini minimize etmek adına profesyonel çözümler üretiyoruz.
Bir borç ilişkisinin temelini sözleşmeler oluşturur. Google üzerinde sıkça aratılan "sözleşme ihlali durumunda ne yapılır" sorusunun cevabı, aslında sözleşmenin en başında ne kadar titiz hazırlandığına bağlıdır. Kira sözleşmeleri, satış sözleşmeleri, inşaat sözleşmeleri ve hizmet sözleşmeleri gibi metinlerin; ileride doğabilecek uyuşmazlıkları öngörerek hazırlanması, hak kaybı yaşamanızın önündeki en büyük engeldir.
Borçlu tarafın yükümlülüğünü yerine getirmediği durumlarda, alacağın hukuki yollarla tahsili süreci başlar. Bu süreçte sadece icra takibi değil, borcun kaynağına göre (fatura, sözleşme, haksız fiil) doğru davanın açılması kritiktir. Ayrıca, haklı bir sebep olmaksızın mal varlığı azalan kişinin açacağı sebepsiz zenginleşme davaları, mülkiyet haklarının korunması açısından hayati bir araçtır.
Borçlar hukukunun en önemli başlıklarından biri de tazminat davalarıdır. Bir sözleşmeye aykırılık veya haksız fiil (trafik kazası, saldırı, mülke zarar verme vb.) sonucu uğranılan zararların giderilmesi gerekir. "Ne kadar tazminat alabilirim?" sorusunun cevabı; uğranılan somut zarar, tarafların kusur oranı ve ekonomik durumları göz önüne alınarak uzman ekibimiz tarafından titizlikle analiz edilir.
Borçlar hukukunda genel zamanaşımı süresi 10 yıldır. Ancak bazı özel durumlarda (haksız fiil, sebepsiz zenginleşme gibi) bu süreler 2 yıl gibi daha kısa sürelere tabi olabilir. Hak kaybına uğramamak için süresinde müdahale şarttır.
Kural olarak Borçlar Hukuku'nda şekil serbestisi vardır; yani sözlü anlaşmalar da geçerlidir. Ancak ispat zorluğu yaşamamak adına kanunun yazılı şekil şartı koyduğu (taşınmaz satışı, bağışlama vaadi vb.) işlemler mutlaka resmi usulde yapılmalıdır.
Borçlunun mal kaçırma kastıyla yaptığı işlemlerin iptali için "Tasarrufun İptali Davası" açılabilir. Ayrıca dava başında talep edilecek "İhtiyati Tedbir" veya "İhtiyati Haciz" kararları, alacağın tahsilini güvence altına alır.